BİYOMİMİKRİ

Tanım:

Biyomimikri terimi iki kelimeden oluşur: Biyo (yaşam) ve mimikri (benzetim). Biyomimikri doğadan öğrenir; doğanın içindeki formları, süreçleri ve sistemleri rehber alır, doğanın öğretilerini gezegene daha az zarar veren çözümler geliştirmek için kullanır. Biyomimikri ‘yeni bir inovasyon disiplini’, ‘çok disiplinli tasarım yaklaşımı’, ‘doğa ile yeni bir ilişki’ veya ‘sürdürülebilir gelişim etiği’ olarak tanımlanabilir. Bu tanımların tümü geçerlidir ama tanımdan daha önemli olan, biyomimikrinin uygulanabilirliğidir. Biyomimikri – çekirdeğinde tüm yaşam formlarına saygıyı barındırmakla birlikte – felsefenin veya teorinin ötesindedir. Farklı sektörlerden şirketler, eğitim kurumları, inovasyon alanında çalışan profesyoneller, hatta belediyeler ve ulus devletler yeni çözümler için doğaya bakmaktadır. Doğadan gelen stratejiler yeni nesillerin eğitilmesinde, vatandaşlara daha iyi hizmet verilmesinde, tüketicilerin ihtiyaçların karşılanmasında, çöpün azaltılmasında, daha az kaynak kullanımı ile daha fazla işin başarılmasında, bir sonraki kriz için dayanıklılığın arttırılmasında, işin sürdürülebilirliğinde, kısaca geleceğe proaktif olarak hazırlanmada aktif rol oynamaktadır. İLHAM KAYNAKLARI bölümünü ziyaret ederek daha fazlasına ulaşabilirsiniz.

Metodoloji:

Şirketin kurucusu ve yöneticisi olan Zeynep Arhon Biyomimikri 3.8 tarafından eğitilmiş ve akredite edilmiştir. Montana-ABD bazlı Biyomimikri 3.8 disiplini geliştiren ve dünya çağında uygulanmasına ön ayak olan lider organizasyondur. Fortune 500 listesindeki şirketler ile inovasyon alanında çalışmaktadır. Aynı zamanda disiplini doğru uygulayan profesyoneller yetiştirmekte, eğitim kurumları ve bilim merkezleri için projeler geliştirmektedir. Zeynep Arhon mezun olduğu iki yıllık, yüksek lisans seviyesindeki “Biomimicry Professional Certification” Program” eğitimi sayesinde Biyomimikri alanında çalışmanın gerektirdiği bilgi ve yöntemler ile donanımlıdır. En önemlisi, Biyomimikri 3.8 tarafından geliştirilen metodolojiyi kullanmada yetkindir. Bu metodoloji doğadan gelen inovasyonu hızlı ve kolay metaforlar bulmanın ötesine taşır. Eldeki problemi biyoloji diline çevirmeyi, milyonlarca canlı türünün takip ettiği prensipleri anlamayı ve işe taşınabilecek stratejilere dönüştürmeyi sağlar. Zeynep’in Biomimikri 3.8 ile yakın ilişkisi – mezun olduğu programın eğitmenliği sayesinde – devam etmektedir. Sonuçta TRENDDESK Biyomimikri alanındaki en yeni bilgi ve araçlar ile sürekli beslenmekte, öğretileri danışmanlık projelerine taşımaktadır.

Hizmetler:

TRENDDESK biyomimikri alanındaki hizmetlerini müşterinin bilgi ve merak seviyesine, en önemlisi niyetine göre şekillendirir.

Örneğin; “Biyo-Ne?!” biyomimikriye giriş niteliğinde temel sunumdur. Katılımcıları iki saatten kısa bir süre içinde disiplinin çıkış noktası, gelişimi ve en iyi örnekleri ile donatır. Farklı sektörlerden gelen örnekler biyomimikrinin olası kullanımı hakkında fikir verir. Sunumun sonunda, biyomimikrinin bir inovasyon yöntemi olarak şirket / organizasyon içinde değerlendirilmesi ile ilgili niyet oluşur.

“Arka Bahçedeki Çözümler” sunum-oyun-egzersiz karışımı, katılımcıların doğada yürüşe çıktıkları, yürüyüş sırasında doğanın en önemli stratejilerini keşfettikleri, biyomimikri metodolojisini adımlarını öğrendikleri ve uyguladıkları benzersiz bir deneyimdir. Genelde tam güne yayılan bir sürede tamamlanır. Geçmiş katılımcılar bu deneyimden sonra “iş problemlerine yepyeni bir perspektif ile yaklaştıklarını”, “doğaya bakışlarının temelden değiştiğini” belirtmişlerdir.

Özel Projeler: Genellikle, yukarıdaki adımların birinin sonunda, müşteri doğaya bakarak cevaplamak istediği özel bir soruya ulaşır. Veya, üzerinde bir süredir çalıştığı problemi doğadan öğrenerek çözmeye karar verir. Her iki durumda da bir sonraki adım TRENDDESK ile niyeti paylaşmak ve yapılabilecekleri değerlendirmektir. TRENDDESK elindeki kaynaklar ile soruya tam olarak cevap veremeyeceği durumlarda uluslararası uzmanlardan oluşan ekipler kurar ve yönetir. Bugüne kadar karşılaştığı ve cevapladığı sorular çeşitlidir: “Yeni bir iş alanında nasıl hayatta kalırız ve işimizi geliştiririz?”, “inovasyon sürecimizi nasıl yeniden şekillendiririz?”, “son yıllarda sıkça duyduğumuz ‘büyük küçüktür’ mottosunun doğada geçerliliği var mıdır, öyle ise markamız için anlamı nedir?”…